301 Moved Permanently

Moved Permanently

The document has moved here.

Haber Detayı
03 Nisan 2020 - Cuma 13:18 Bu haber 1683 kez okundu
 
Covıd-19 salgınının psikolojisi
Uzman Klinik Psikolog Mehlika Kartöz Balcı Türkiye Psikologlar Derneği Isparta İl Temsilcisi yazıyor;
Sağlık Haberi


Son zamanlarda ülkemiz ve dünyanın gündemi olan Covid-19 salgınından her birimiz etkilenmekteyiz. Daha önce hiç deneyimlemediğimiz bir karantina sürecinden geçiyoruz. Beden sağlığı ve ruh sağlığı ayrılmaz bir bütün olduğundan bu süreçte psikolojik sağlığımız da etki altında. Biliyoruz ki; belirsizlik ve bilinmezlik bizim tehlike algımızı olumsuz etkiliyor. Bir de bu belirsizlik, görülemeyen bir tehlike (virüs gibi) ile birleşince korku ve endişe düzeyimizi arttırıyor.  

Bu dönemde htiğimiz kaygı belirli bir düzeye kadar anlaşılır ve kabul edilebilir bir duygu. İnsan canlısı tehlike algıladığında kendini korumak için bazı duygusal ve davranışsal tepkiler verir. Kaygı, bu tehlikeye karşı verdiğimiz duygusal tepkidir. Bu belli düzeyde kaldığında doğal ve sağlıklıdır. Fakat endişe duygusu, iki aşırı uçtan birinde yaşandığında bizim işlevselliğimizi bozan, çevremizle uyumumuzu engelleyen bir şekle dönüşüyor. Bu iki aşırı uçtan biri endişeye karşı duyarsızlaşmaktır. Türkçe karşılığı ‘salgın bana işlemez’ diye düşünüp hiç korkmamak ve sonucunda önlem almamaktır. Diğer uçta ise endişeyle iç içe geçmek yani her dakika bu korkuyla yaşamaya çalışmak. Bu da işlevselliğimizi bozan bir durum. Bu yazıda ise işte bu aşırı yüksek kaygıya sebep olan faktörlerden biri olan aşırı derecede haberlere maruz kalmak ve bunun etkilerinden bahsedeceğim.

American Psychological Association (APA) ‘da 23 Mart 2020 tarihinde salgın ile ilgili bir makale yayınlandı. Salgın ile ilgili haberlere aşırı maruz kalmanın getirdiği psikolojik sonuçlardan bahsediliyor. Bu süreçte sağlık görevlileri salgınla ilgili risk değerlendirmeleri ve tavsiyeler konusunda medya ile iletişim halinde kaldılar. Medyaya çok önemli bir görev düştü. Toplumun alması gereken önlemlerle ilgili bilgilendirmeleri yaptılar. Hal böyleyken yeni bir tehdit ortaya çıktı; tekrarlayıcı biçimde salgınla ilgili medya haberlerine maruz kalmanın getirdiği psikolojik stres. Biliyoruz ki; tehdit edici bir olay sonucunda verdiğimiz yüksek stres tepkisi fiziksel ve mental sağlığı etkiliyor. Bunun yanında bu yüksek stres tepkisi yardım arama davranışını arttırıp insanların acile başvurmalarına sebep oluyor ve bu durum sağlık kuruluşlarının kapasitesini zorluyor.

Yaşadığımız COVID-19 salgını henüz çok yeni ve bu durumun insanların psikolojisini nasıl etkilediği ile ilgili elimizde henüz yeterli bir veri yok. Fakat geçmişte yaşanılan buna benzer durumların psikolojik etkilerine bakarak bu salgınla ilgili bir çıkarımda bulunabiliriz.  Örneğin; 2014’te Ebola salgınından sonra Amerika’da yaşayan insanlarla ilgili yapılan çalışmalarda salgın sırasında bu haberlere aşırı maruz kalanların yüksek stres, kaygı yaşadıkları ve işlevselliklerinin bozulduğu görüldü. H1N1 krizinde ise insanların yaşadığı belirsizlik ve kontrol edilemezlik kaygılarını arttırmıştı. 2013’te Boston Maraton Koşusu bombalı saldırısından sonra yapılan çalışmalarda bombalama ile ilgili haberlere aşırı maruz kalan kişilerin bombalı saldırıya direkt maruz kalanlardan daha fazla akut stres tepkisi verdikleri görülmüştür. Akut stres tepkisi; travmatik ve ani gelişen tehdit edici bir olay sonrasında verdiğimiz duygusal tepkidir. Elbette medyaya aşırı maruz kalmanın yanında medyanın içeriği de etkiliyor. Bombalı saldırıyla ilgili görsel materyallere maruz kalan kişilerin 6 ay sonra yüksek derecede travmatik tepkiler verdikleri görülmüştür.

Twitter ve instagram gibi sosyal medya kanallarında doğru olmayan bilgiler hızlıca yayılıyor. Biz bunlara maruz kaldıkça bu durum bizim tehlike algımızı etkiliyor ve endişemizi arttırıyor. Bu nedenle yaşadığımız bu süreçte kaygı düzeyimizin optimumda kalması ve daha fazla travmatize olmamamız için yapmamız gerekenler var. Yalnızca güvenilir kaynakları takip etmek (Dünya Sağlık Örgütü, Sağlık Bakanlığı) ve medyaya maruz kalma süremizi sınırlı tutmak (günde yalnızca yarım saat salgınla ilgili haberleri dinlemek) bunların başında geliyor.

Bunlara ek olarak; karantina sürecinde belirlediğimiz günlük rutinlerimizin olması, zevk aldığımız aktivitelere zaman ayırmak, kitap okumak, bedensel egzersizi ihmal etmemek, düzenli beslenmek hem fiziksel hem ruhsal açıdan faydalı olacaktır. Eğer bu süreçte htiğiniz kaygıdan dolayı uyku, iştah, konsantrasyon gibi işlevlerinizin bozulduğunu düşünüyorsanız bir uzmandan destek almanızı öneririm. Umarım bu süreci sağlıkla geçiririz.

Uzman Klinik Psikolog Mehlika Kartöz Balcı

 Türkiye Psikologlar Derneği Isparta İl Temsilcisi

Kaynak: Editör:
 
Etiketler: Covıd-19, salgınının, psikolojisi,
Yorumlar
Bizim Gazete
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Öne Çıkanlar
Alıntı Yazarlar
Isparta

Güncelleme: 03.12.2022
Bugün
4 - 13
Pazar
6 - 13
Pazartesi
5 - 13
Anketler
Yeni haber sitemizi nasıl buldunuz ?
Isparta

Güncelleme: 03.12.2022
İmsak
06:22
Sabah
07:48
Öğle
12:52
İkindi
15:25
Akşam
17:46
Yatsı
19:07
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Fenerbahçe
29
36
2
2
9
13
2
Galatasaray
27
23
2
3
8
13
3
Adana Demirspor
24
24
1
6
6
13
4
Başakşehir FK
24
19
3
3
7
13
5
Konyaspor
24
16
2
6
6
14
6
Kayserispor
23
20
5
2
7
14
7
Trabzonspor
23
19
2
5
6
13
8
Beşiktaş
22
26
3
4
6
13
9
Alanyaspor
17
19
5
5
4
14
10
Gaziantep FK
16
19
5
4
4
13
11
Antalyaspor
16
19
6
1
5
12
12
Giresunspor
15
13
6
3
4
13
13
Kasımpaşa
15
11
6
3
4
13
14
Hatayspor
14
12
7
2
4
13
15
Fatih Karagümrük
13
24
6
4
3
13
16
MKE Ankaragücü
13
16
6
4
3
13
17
Sivasspor
11
13
7
5
2
14
18
İstanbulspor
8
12
9
2
2
13
19
Ümraniyespor
7
15
8
4
1
13
Arşiv Arama
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı
google.com, pub-9083664284382284, DIRECT, f08c47fec0942fa0